Vikisöz
trwikiquote
https://tr.wikiquote.org/wiki/Anasayfa
MediaWiki 1.47.0-wmf.16
first-letter
Ortam
Özel
Tartışma
Kullanıcı
Kullanıcı mesaj
Vikisöz
Vikisöz tartışma
Dosya
Dosya tartışma
MediaWiki
MediaWiki tartışma
Şablon
Şablon tartışma
Yardım
Yardım tartışma
Kategori
Kategori tartışma
TimedText
TimedText talk
Modül
Modül tartışma
Event
Event talk
Karl Marx
0
2051
239868
236938
2026-08-18T22:13:43Z
Buzzati1952
35936
Karl Marx
239868
wikitext
text/x-wiki
{{Biyografi}}
'''Karl Heinrich Marx''' (5 Mayıs 1818, Trier - 14 Mart 1883, Londra), 19. yüzyılda yaşamış filozof, politik ekonomist ve devrimci.
[[Dosya:Karl Marx.jpg|küçükresim|150pik|sağ|'''İnsanların gerçekten mutlu olabilmesi için, sahte bir mutluluk olan [[din|dinin]] yok edilmesi gerekir.''']]
[[Dosya:Marx1867.jpg|küçükresim|150pik|sağ|'''Filozoflar dünyayı, yalnızca, çeşitli şekillerde yorumlamışlardır; oysa sorun onu değiştirmektir.''']]
* '''Soyut bireysellik, '' "varlıkta" '' [[özgürlük]] değil, '' "varlıktan" '' [[özgürlük|özgürlüktür]].'''<ref>Karl Marx, Demokritos ve Epikuros'un Doğa Felsefeleri, 1841</ref>
* Şurası kesin, DEVRİM ÇAĞI [[Avrupa]]'da bir kez daha BAŞLAMIŞTIR. Ve genel durum iyi.<ref>[[Friedrich Engels]]'e mektup (13 Şubat 1863)</ref>
* [[Hayat|Yaşamı]] belirleyen '' “bilinç” '' değildir, aksine '' “bilinci” '' belirleyen [[yaşam|yaşamdır]].<ref>Marx/Engels, Alman İdeolojisi, s. 38, 1845/46</ref>
* [[Komünizm]] bizim için kurulacak bir şey, gerçekliğin kendisini uydurması gereken bir ideal değildir. Biz şimdiki duruma son veren gerçek harekete [[komünizm]] diyoruz. Bu hareketin koşulları, şu anda varolan öncüllerden doğar.<ref>Marx/Engels, Alman İdeolojisi, s. 35, 1845/46</ref>
* '''[[Akıl]] her zaman var olmuştur, ancak her zaman akılcı bir biçimde değil.'''<ref>Arnold Ruge‘ya mektup (Eylül 1843)</ref>
* Kapitalist ve komünist toplum arasında, birinin diğerine devrimci dönüşüm dönemi yer alır. Bu aynı zamanda, proletaryanın devrimci diktatörlüğünden başka bir şey olamayacak olan bir siyasi geçiş dönemine karşılık gelir.<ref>Karl Marx, Gotha Programının Eleştirisi, 1875</ref>
* [[Komünizm|Komünist]] toplumun daha yüksek bir aşamasında, bireylerin işbölümüne kölece tabi kılınması ve bununla birlikte zihinsel ve bedensel emeğin karşıtlığı ortadan kalktıktan sonra; emek sadece yaşam aracı değil, yaşamın ilk ihtiyacı haline geldikten sonra; bireylerin çok yönlü gelişimiyle birlikte üretici güçleri arttıktan ve kooperatif zenginliğinin tüm pınarları daha gür akmaya başladıktan sonra, ancak o zaman dar burjuva yasal ufku tamamen aşılabilir. Ve toplum kendi bayrağına bunu yazabilir: '''Herkese yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre!'''<ref>Karl Marx, Gotha Programının Eleştirisi, 1875</ref>
* '''[[Özgürlük]], devleti toplumdan üstün bir organ olmaktan çıkarıp kesinlikle ona tabi bir organ haline getirmekten ibarettir.'''<ref>Karl Marx, Gotha Programının Eleştirisi, 1875</ref>
* Kapitalistin ekonomik karakter maskesi, bir kişiye ancak parasının sürekli olarak sermaye işlevi görmesi gerçeğiyle iliştirilir.<ref>Karl Marx, Das Kapital, 1. Cilt, 7. bölüm</ref>
* İnsanlık tarihinde bugüne kadar hiçbir ülke ve hiçbir halk kölelik, yabancı işgali ve baskı altında bu kadar korkunç acılar çekmemiş ve özgürlükleri için Sicilya ve Sicilyalılar kadar tutkuyla savaşmamıştır.<ref>Karl Marx, Sicilya ve Sicilyalılar, 1860</ref>
* İnsanlar kendi tarihlerini kendileri yaparlar; ama onu özgür iradeleriyle değil, kendi seçtikleri koşullar altında değil, dolaysız olarak önlerinde buldukları, verili, geçmişten devrolan koşullar altında yaparlar. Tüm ölmüş kuşakların geleneği, yaşayanların beyinlerine bir kâbus gibi çöker.<ref>Karl Marx, Louis Bonaparte'ın On Sekiz Brumaire'i, s. 115, 1852</ref>
* '''Şimdiye kadar var olan tüm toplumların tarihi, sınıf mücadelelerinin tarihidir.'''<ref>Marx/Engels, Komünist Manifesto, s. 2, 1848</ref>
* Modern [[devlet|devletin]] yürütme organı, bütün burjuvazinin ortak işlerini yöneten bir komiteden başka bir şey değildir.<ref>Marx/Engels, Komünist Manifesto, s. 7, 1848</ref>
* [[Demokrit|Demokritos]] için zamanın hiçbir anlamı, sistem için hiçbir gerekliliği yoktur. Onu ortadan kaldırmak için açıklar. [[Aristoteles]] ve [[Simplicius]]'un dediği gibi, oluş ve yok oluşun, yani zamansal olanın atomlardan çıkarılabilmesi için ebedi olarak tanımlanır. Zamanın kendisi; '' "her şeyin bir kökeni" '', '' "bir başlangıç anı" '' olması gerekmediğinin kanıtını sunar.<ref>Karl Marx, Ekler ile Birlikte Demokratik ve Epikürcü Doğa Felsefesi Arasındaki Fark, s. 295, 1841</ref>
* İnsanın anatomisi maymunun anatomisinin anahtarıdır. Öte yandan, alt hayvan türlerinde daha yüksek şeylere yapılan imalar, ancak daha yüksek şeyin kendisi zaten biliniyorsa anlaşılabilir. Burjuva ekonomisi böylece, antik vb. anatominin anahtarını sağlar. Ama hiçbir şekilde, tüm tarihsel farklılıkları bulanıklaştıran ve tüm toplum biçimlerinde burjuva toplum biçimlerini gören iktisatçılar gibi değil.<ref>Karl Marx, Ekonomi Politiğin Eleştirisi, s. 9, 1857</ref>
* '''İnsanların varlıklarını belirleyen bilinçleri değil, tersine bilinçlerini belirleyen toplumsal varlıklarıdır.'''<ref>Karl Marx, Ekonomi Politiğin Eleştirisi, s. 636, 1857</ref>
* İnsanlar yaşamlarının toplumsal üretiminde, iradelerinden bağımsız olarak belirli zorunlu ilişkilere, maddi üretici güçlerinin belirli bir gelişme aşamasına karşılık gelen üretim ilişkilerine girerler. Bu üretim ilişkilerinin toplamı toplumun ekonomik yapısını, üzerinde hukuki ve siyasi bir üstyapının yükseldiği ve belirli toplumsal bilinç biçimlerinin karşılık geldiği '' "gerçek temeli" '' oluşturur.<ref>Karl Marx, Ekonomi Politiğin Eleştirisi, s. 8, 1857</ref>
* Proletarya ortadan kaldırılmadan [[felsefe]] kendini gerçekleştiremez; [[felsefe]] gerçekleştirilmeden proletarya kendini ortadan kaldıramaz.<ref>Karl Marx, [[Georg Wilhelm Friedrich Hegel|Hegel]]'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisi, s. 391, 1844</ref>
* [[Felsefe]], maddi silahlarını proletaryada bulduğu gibi, proletarya da manevi silahlarını [[felsefe|felsefede]] bulur.<ref>Karl Marx, [[Georg Wilhelm Friedrich Hegel|Hegel]]'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisi, s. 391, 1844</ref>
* '''[[Din|Dinin]] eleştirilmesi, her türlü eleştirinin ön koşuludur.'''<ref>Karl Marx, [[Georg Wilhelm Friedrich Hegel|Hegel]]'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisi, s. 192, 1844</ref>
* '''İnsanların gerçekten mutlu olabilmesi için, sahte bir mutluluk olan [[din|dinin]] yok edilmesi gerekir. İçinde bulunduğumuz durumun vehimlerinin yok edilmesini istemek, aslında bu '' "vehimlere" '' ihtiyaç duyan durumun terk edilmesini istemektir.'''<ref>Karl Marx, [[Georg Wilhelm Friedrich Hegel|Hegel]]'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisi, s. 192, 1844</ref>
* [[Din]]; [[İnsan|insan]] kendi çevresinde dönmediği sürece, insanın çevresinde dönen '' "aldatıcı bir güneşten" '' başka bir şey oluşturmuyor.<ref>Karl Marx, [[Georg Wilhelm Friedrich Hegel|Hegel]]'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisi, s. 193, 1844</ref>
* Baylar! Soyut özgürlük sözcüğünün sizi aldatmasına izin vermeyin. Kimin özgürlüğü? Bu, bir kişinin bir başka kişi karşısındaki özgürlüğü değil, sermayenin işçiyi ezme özgürlüğüdür.<ref>Karl Marx, Felsefenin Sefaleti, s. 236, 1847</ref>
* '''[[Emek]], alınıp satıldığı sürece, bizzat bir metadır.'''<ref>Karl Marx, Felsefenin Sefaleti, s. 62, 1847</ref>
* İktisatçılar nasıl burjuva sınıfının bilimsel temsilcileriyse, sosyalistler ve komünistler de proleter sınıfın teorisyenleridir.<ref>Karl Marx, Felsefenin Sefaleti, s. 114, 1847</ref>
* Kozmopolit sömürüyü evrensel kardeşlik diye adlandırmak ancak burjuvazinin beyninde doğabilecek bir düşüncedir.<ref>Karl Marx, Felsefenin Sefaleti, s. 219, 1847</ref>
* '''Kötü yönetim bir neden değil, sonuçtur. Kötü yönetim yaratıcı değil, yaratılandır.'''<ref>Karl Marx, Felsefenin Sefaleti, s. 63, 1847</ref>
* Bir öğretmen, öğrencilerin kafasına vurmasına ek olarak okulun sahibini zenginleştirmek için de eşek gibi çalışıyorsa üretken bir emekçi sayılır. Okul sahibinin sermayesini sosis fabrikası yerine öğretim fabrikasına yatırmış olması hiçbir şeyi değiştirmez.<ref>Karl Marx, Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, Zeplin, s. 57</ref><ref>[http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/42/934/11645.pdf Marx'ta Üretken Emek Kategorisi ]</ref>
* Cimri aklını yitirmiş bir [[Kapitalizm|kapitalist]]; [[Kapitalizm|kapitalist]] ise aklı başında bir cimridir.<ref>Karl Marx, Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, Zeplin, s. 56</ref>
* '''Komünistlerin teorisi tek bir cümlede toplanabilir: Özel mülkiyetin lağvedilmesi.'''<ref>Karl Marx, Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, Zeplin, s. 19</ref>
* Makineler uzmanlaşmış emeğin isyanını bastırmak için kapitalistler tarafından işe koşulan silahlardır.<ref>Karl Marx, Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, Zeplin, s. 45</ref>
* İnsanın kendi doğasına yabancılaşması kapitalist toplumun en temel kötülüğüdür.<ref>Karl Marx, Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, Zeplin, s. 27</ref>
* Kitapları yalayıp yutmaya mahkum bir makineyim ben.<ref>Karl Marx, Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, Zeplin, s. 21</ref>
* '''[[Devrim|Devrimler]], tarihin lokomotifleridir.'''<ref>Karl Marx, Fransa'da Sınıf Mücadeleleri 1848-1850, s. 85, 1850</ref>
* Bireysel varlığı özle, tikel gerçekliği fikirle ölçen [[Eleştiri|eleştiridir]].<ref>Karl Marx, Ekler ile Birlikte Demokratik ve Epikürcü Doğa Felsefesi Arasındaki Fark, s. 327, 1841</ref>
* '''İşçilerin [[vatan|vatanı]] yoktur. Sahip olmadıkları bir şey ellerinden alınamaz.'''<ref>Marx/Engels, Komünist Manifesto, s. 24, 1848</ref>
* Lüks, doğal gereksinimin zıddıdır.<ref>Karl Marx, Zincirlerimizden Başka Kaybedecek Neyimiz Var!, Zeplin, s. 29</ref>
* Hayvan olmak istiyorsan olabilirsin elbette. Bunun için insanlığın acılarına sırt çevirmen ve yalnız kendi postuna özen göstermen yeterli.<ref>Marks - Siyasal Ekonominin Eleştirisine Katkı'ya Önsöz</ref>
* '''[[Tarih]], amaçlarına ulaşmak için insanları kullanan bir birey gibi değildir. [[Tarih]], insanların kendi amaçlarının peşinde koşarken gerçekleştirdikleri eylemlerden başka bir şey değildir.''' <ref>Karl Marx, “Die heilige Familie”, VI. bölüm, 1844</ref>
* Örümcek, işini dokumacıya benzer şekilde gördüğü gibi, arı da peteğini yapmada pek çok mimarı utandırır. Ne var ki, en kötü mimarı en iyi arıdan ayıran şey, mimarın, yapısını gerçekte kurmadan önce, onu hayalinde kurabilmesidir.<ref>Kapital, 1. Cilt, Üçüncü kısım, 7. bölüm, 1. Kesim</ref>
* '''Nasıl ki [[din|dinde]] [[İnsan|insan]], kendi beyninin ürünü olan şeylerin egemenliği altına girmişse, [[kapitalizm|kapitalist]] üretimde de, insanoğlu, kendi elinin ürünü olan şeylerin hükmü altına girer.'''<ref>Karl Marx, Das Kapital, Cilt 1, Sayfa 638</ref>
* Daha iyi giysiler ile yiyecekler, daha iyi muamele görmek ve efendinin bağışladığı daha geniş bir toprağa sahip olmak, kölenin sömürülmesini ne derece ortadan kaldırırsa, ücretli işçininkini de işte o kadar kaldırır.<ref>Karl Marx, Das Kapital, Cilt 1, Sayfa 634</ref>
* '''[[İnsan]], [[doğa|doğayla]] aynı yasalara tabidir. [[Kuvvet|Güç]] ve [[özgürlük]] özdeştir.'''<ref>Karl Marx, “Die heilige Familie”, s. 136, 1844</ref>
* Kişisel emekten doğan dağınık özel mülkiyetin kapitalist özel mülkiyete dönüşmesi, halen toplumsallaşmış üretime fiilen dayanan kapitalist özel mülkiyetin toplumsal mülkiyete dönüşmesinden kuşkusuz kıyaslanamayacak kadar daha uzun süreli, daha şiddetli ve çetin bir süreçtir. Birinci durumda, halk yığınlarının birkaç gasp edici tarafından mülksüzleştirilmeleri söz konusuydu; ikincisinde ise, birkaç gasp edicinin, halk yığınları tarafından mülksüzleştirilmeleri söz konusudur.<ref>Karl Marx, Das Kapital, Cilt 1, Sayfa 783</ref>
* Tıpkı Georgialı köle sahibinin, zencilerin sırtından kamçıyla sağladığı artı-ürünün hepsini şampanya ile har vurup harman savursam mı yoksa bir kısmını daha fazla zenci ve toprağa mı dönüştürsem diye düştüğü üzüntülü çıkmazdan, yakın zamanda, köleliğin kaldırılması ile kurtarılması gibi, kapitalistin de bu eziyetten ve şeytanın kışkırtmasından kurtarılması düpedüz bir insanlık borcudur.<ref>Karl Marx, Das Kapital, Cilt 1, Sayfa 614</ref>
* Dini ıstırap, bir ve aynı zamanda, hem gerçek ıstırabın ifadesi hem de gerçek ıstıraba karşı bir protestodur. [[Din]], ezilen yaratığın iç çekişi, kalpsiz bir dünyanın kalbi, ruhsuz koşulların ruhudur. '''[[Din]], halkın afyonudur.'''<ref>Karl Marx, [[Georg Wilhelm Friedrich Hegel|Hegel]]'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisi, s. 192, 1844</ref>
* '''[[İnsan]] dini yaratır, [[din]] insanı yaratmaz.'''<ref>Karl Marx, [[Georg Wilhelm Friedrich Hegel|Hegel]]'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisi, s. 192, 1844</ref>
* [[Ateizm]], teizmin son aşamasıdır, [[Tanrı]]'nın olumsuzlanmasıdır.<ref>Karl Marx, “Die heilige Familie”, s. 116, 1844</ref>
* Kapitalist toplum ile komünist toplum arasında, birinden ötekine devrimci dönüşüm dönemi yer alır. Buna da bir siyasal geçiş dönemi tekabül eder ki, burada devlet, proletaryanın devrimci diktatörlüğünden başka bir şey olamaz.<ref>[http://www.kurtuluscephesi.com/marks/gotha.html Karl Marx, Gotha Programı'nın Eleştirisi]</ref>
* '' “İdea” '', '' “[[çıkar]]” ''dan ayrıldığı sürece; her dâim kendini rezil etmiştir.<ref>Karl Marx, “Die heilige Familie”, “Das Geheimnis der Rechtschaffenheit und Frömmigkeit”, 1844</ref>
* Hem [[Hristiyanlık|Hıristiyanlığın]] kiliselerinde hem [[İslam]]'ın camilerinde, tüm inananların '' "kardeşliği" '', '' "[[Allah]] katında herkesin eşit olduğu" '' türünden söylemlerle yanılsama sürdürülür. Ama ertesi gün; zengin Hristiyan ya da Müslüman patron, tıpkı eskiden olduğu gibi, kendi inanan işçi dostlarını sömürmeye, soymaya, aşağılamaya ve aldatmaya devam eder. Dinin teorisi ve pratiği arasında bu göze batan çelişkiye dikkat çekildiğinde ise, üzgünce başlarını sallayacaklar ve bu günahkar dünyada insanoğlunun mükemmel olmadığı gevelemelerini mırıldanacaklardır. Bu gevelemeler, işçiler için küçük bir tesellidir.<ref>Karl Marx, Das Kapital, Cilt 1, Sayfa 189</ref>
* '''[[Para]] her şeyin evrensel, kendinde oluşmuş değeridir. Bu yüzden de tüm dünyayı; hem insan dünyasını, hem doğayı, özgül değerinden yoksunlaştırır. [[Para]], insanın işinin ve insanın varoluşunun yabancılaşmış özüdür, ve bu yabancı öz insana hükmeder ve, insan da ona tapınır.'''<ref>Karl Marx, Yahudi Sorunu, 1844</ref>
* [[Yahudi]]'nin sırrını onun dininde aramayalım, [[din|dinin]] sırrını gerçek [[Yahudi]]'de arayalım. [[Yahudilik|Yahudiliğin]] dünyevi temeli nedir? Pratik ihtiyaç ve bencillik. [[Yahudi]]'nin dünyevi kültü nedir? Pazarlık. Onun dünyevi tanrısı nedir? [[Para]].<ref>Karl Marx, Yahudi Sorunu, 1844</ref>
* Tüm özgürleşme; insani dünyanın, ilişkilerin, insanın kendisine indirgenmesidir. Politik özgürleşme, insanın bir yandan burjuva toplumu üyeliğine, egoist ve bağımsız bir bireye, öte yandansa yurttaşa ve ahlaki kişiye indirgenmesidir. Gerçek bireysel insan soyut yurttaşı ne zaman geri alır '' (kendinde yeniden özümser, zurücknimmt) '' ve bireysel insan olarak, empirik/gündelik yaşamında, özel işinde, özel koşullarında tür-varlığı olursa, ne zaman insan kendi güçlerini toplumsal güçler olarak tanır ve örgütler, böylece toplumsal gücü politik güç şeklinde artık kendinden ayırmazsa, ancak o zaman insani özgürleşme gerçekleştirilir.<ref>Karl Marx, Yahudi Sorunu, 1844</ref>
* [[Hristiyanlık|Hıristiyan]] çileciliğine sosyalist bir çeşni katmaktan daha kolay bir şey yoktur. [[Hristiyanlık|Hıristiyanlık]] da özel mülkiyete, evliliğe ve devlete karşı sesini yükseltmemiş midir? Bunların yerine, hayırseverlik ve el açmayı, bekârlık kuralı ve nefsi kırmayı, manastır yaşamını ve Kilise'yi öğütlememiş midir? '''[[Hristiyanlık|Hıristiyan]] sosyalizmi, aristokratların yüreklerindeki kini kutsamak için rahiplerin serptikleri '' "okunmuş sudan" '' başka bir şey değildir.'''<ref>Marx/Engels, Komünist Manifesto, s. 79, 1848</ref>
* [[Ludwig Andreas Feuerbach|Feuerbach]], dinsel özü, insan özüne indirger. Ama insan özü, tek tek her bireyin doğasında bulunan bir soyutlama değildir. Bu öz aslında, toplumsal ilişkiler bütünüdür.<ref>Marx/Engels, Alman İdeolojisi, s. 25, 1845/46</ref>
* [[Kur'an]] ve ona dayanan [[Müslüman]] yasaları, çeşitli halkların coğrafyasını ve etnografyasını inananlar ve inanmayanlar şeklinde basit ve kullanışlı bir ayrıma indirger. Kâfir '' "harbi" '', yani düşmandır. [[İslam]], kâfir milletini dışlar ve [[Müslüman|Müslümanlar]] ile kâfirler arasında dâimi bir düşmanlık hali yaratır.<ref>Marx/Engels/Werke, Savaş İlanı - Doğu Sorununun Tarihi Üzerine, X. cilt, s. 170</ref>
* '''Hiç kimse [[Özgürlük|özgürlükle]] savaşmaz; en fazla başkalarının [[özgürlük|özgürlüğüyle]] savaşır.'''<ref>Karl Marx, Basın Özgürlüğü ve Eyalet Meclisi Müzakereleri Üzerine Tartışmalar, 1842</ref>
* Hadi oradan. Son sözler yeterince doğru söz söylememiş aptallar içindir. {{Son sözleri}}
==Hakkında==
* Başkalarının çözüm gördüğü yerde Marx sorun gördü. — [[Friedrich Engels]]
==Paul Lafargue'ye yazdığı mektup==
*Azizim Lafargue,
Aşağıdaki tespitlerimi iletmeme izin vereceğinizi umuyorum.
1. Eğer kızımla ilişkilerinizi sürdürmek istiyorsanız, ona ‘kur yapma’ tarzınızdan vazgeçmeniz gerek. Gayet iyi biliyorsunuz ki henüz verilmiş bir evlenme sözü yok ve hiçbir şey belli değil. Laura usulüne uygun şekilde nişanlınız olsaydı da, bu işin uzun vadeli olduğunu unutmamanız gerekirdi. Fazla samimiyetin yol açacağı davranışlar da burada uygunsuz kaçıyor. Çünkü bu durumda iki sevgilinin birbirlerine güçlü arzular duydukları halde aynı yerde oldukça uzun süre birbirlerine yaklaşmadan yaşamaları gerekiyor.
2. Yalnızca bir haftalık bir jeolojik dönem içinde bile tavırlarınızdaki değişikliği dehşet içinde izledim. Fikrimce gerçek aşk, ihtiyat, tevazu ve hatta aşığın maşuğa karşı çekingenliği içinde ifade edilir. Asla ihtiras içinde kendini kapıp koyuvermekle ve zamansız samimiyet gösterileriyle değil. Siz bu karmakarışık mizacınızı sergilediğinizde, kızımla davranışlarınız arasına aklımı koymak da bana düşüyor. Eğer ona olan sevginizi Londra boylamıyla uyarlı bir biçimde göstermekten acizseniz, tavsiyem onu uzaktan sevmenizdir. Bunun üzerinde daha fazla durmayacağım.
3. Laura’yla olan ilişkilerinizi belirginleştirmeden önce ekonomik durumunuza ilişkin ciddi bilgiye ihtiyacım var. Kızım işleriniz hakkında bilgi sahibi olduğumu zannediyor. Oysa yanılıyor. Bu sorunu şimdiye kadar ortaya atmadım çünkü kanımca bu girişimin sizden gelmesi gerekirdi. Biliyorsunuz ki elimde avucumda ne varsa hepsini devrimci mücadeleye harcadım. Buna pişman değilim. Tersine, eğer hayata yeniden başlayacak olsaydım yine aynı şekilde hareket ederdim. Yalnız, evlenmezdim. Gücüm yettiğince kızımı, annesine hayatı zehir eden zorluklardan kurtarmak istiyorum. Benim dolaysız etkim olmasa (bu benim açımdan zayıflıktır) ve sizle dostluğum kızımın seçimlerini etkilemese, bu iş hiçbir zaman bugünkü halini almazdı. O nedenle ağır bir kişisel sorumluluk taşıyorum. Şu anki durumunuza gelince, bunun peşine düşmemiş olsam da, elime geçen bilgiler pek tatmin edici değil. Fakat bunu bir kenara bırakıyorum. Genel durumunuza gelince, henüz öğrenci olduğunuzu, Fransa’daki kariyerinizin Liege olayı nedeniyle yarı yarıya çökmüş olduğunu, İngiltere’ye intibak edebilmeniz için en gerekli araç olan dilin sizde çok eksik bir unsur olduğunu ve en iyi halde bile başarı ihtimallerinizin (?) ne kadar şüpheli olduğunu biliyorum.
Gözlemlerimden çıkardığım sonuca göre, işlere heyecanla başlamanıza ve iyi niyetinize rağmen, çalışkan bir mizaca sahip değilsiniz (Not: Lafargue daha sonra Tembellik Hakkı’nı yazdı). Bu şartlar dahilinde kızımla birlikte hayat gemisine binebilmeniz için size dışarıdan destek gerekecek.
Ailenize gelince, hiçbir şey bilmiyorum. Bir miktar zenginliğe sahip olduklarını farz etsek bile, bu onların sizin için fedakarlığa katlanmaya pek hevesli olduklarını kanıtlamaz. Dahası onların sizin bu evlilik projenizi nasıl karşıladıklarını bile bilmiyorum.
Tekrar ediyorum, bütün bu noktalar hakkında bana olumlu açıklamalar gerekiyor. Zaten hayata gerçekçi şekilde bakan siz de kızımın geleceğine idealist bir bakış açısıyla bakmamı beklemezsiniz. Şiiri ortadan kaldırmayı düşünecek derecede müspet bir insan olan sizin, kızımın zararına olacak şekilde şairane davranışlarda bulunmamanız gerekir.
4. Bu mektuptan doğabilecek bütün yanlış anlamaları önlemek için size şunu bildiririm ki, hemen şimdi evliliği akdetme iktidarına sahip olsaydınız bile bu yine de olmazdı. Kızım reddederdi. Ben de şahsen bu işe itiraz ederdim. Evlenmeyi düşünmeden önce olgun bir adam olmanız ve hem sizin hem de kızım için uzun bir tecrübe dönemi gerekiyor.
5. Bu mektup ikimizin arasında sır olarak kalırsa çok memnun olurum.
Cevabınızı bekliyorum.
En iyi dileklerimle,
Karl Marx<ref>[http://www.cafrande.org/?p=15616 cafrande.org]</ref>
== Kaynakça ==
{{Kaynakça}}
{{Vikiler|
commons=Karl Marx |
wikispecies= |
wikt= |
b= |
s= |
w=Karl Marx |
n= |
m= |
}}
[[Kategori:Kişiler-K]]
[[Kategori:Ateistler]]
[[Kategori:Teorisyenler]]
[[Kategori:Yahudiler]]
[[Kategori:Alman filozoflar]]
[[Kategori:Alman yazarlar]]
[[Kategori:Alman tarihçiler]]
[[Kategori:Alman ekonomistler]]
[[Kategori:1818 doğumlular]]
[[Kategori:1883 yılında ölenler]]
54hw9asudgivd4h9dzdkz5fevldcax6
II. Mahmud
0
12332
239867
239295
2026-08-18T20:54:46Z
BEFOR01
33426
239867
wikitext
text/x-wiki
{{Kaynaksız}}
{{Biyografi
|kişi_adı=II. Mahmud
|resim_adı=MahmutII.jpg
|resim_başlığı=30. Osmanlı padişahı ve 109. İslam halifesidir.
|doğum_tarihi=[[20 Temmuz]] [[w:1785|1785]]
|doğum_yeri=İstanbul
|ölüm_tarihi=[[1 Temmuz]] [[w:1839|1839]]
|ölüm_yeri=İstanbul
}}
== Sözleri ==
* Kılıç kınından çıkmadıkça it sürüsü dağılmaz.
* Ya devlet başa ya kuzgun leşe!
* Ne yapalım? Düştük denize sarılırız yılana...
* Bağdad havalisinde kain beni lam ve montefec taifelerıin icraye tâdib ve terbiyeleri zemninde geçenlerde sekene Vali müşaruneleyhin tarafında sevk ve irsal olunan asker Fars ve tavabeatından Şattüllarap nam mahalde kain Muhammere limanına tecavüz etmiş ve ahalisinin asker-i mezkür ile muharebe etmeğle devleti tarafından mazuniyyetleri olmadığından surate mudafaa gösterilmeyerek limane mezkurda moğire ahd ve şart zabt ve tahrib olunmuş olundukdan bahsla limane mezkurın ... teslimi hususı İran Devletinin der saadetimde ikamet üzere olan Sefir muteberi Mirza Cafer Han estedâ olunup limane mezkurun memaleke devele elliem canebinde bulunduğu her çend muravediye de Sefir mumi ileyhın şu ifade ve iddiasine nezeren husus mezkurun... devleti behiyye İraniye beyninde der kar olan musalemet hakikiye<ref>NASİRİ, Muhammed Riza (1368), Esnad ve Mukatebate Tarihi İran Kaçariye, C.II, Belge
Numarası 80, Tahran: Keyhan Yayınları.</ref>
* ''1838'de yeni binalarının hizmete girmesi münasebetiyle yaptığı konuşmada Sultan Mahmud tıbbiye öğrencilerine seslenerek şunları vurgulamıştı:'' Tıp ilmini Fransızca olarak öğreneceksiniz ... Sizin Fransızca öğrenmenizdeki amaç, Fransız dilinde eğitim görmenizi sağlamak değil; sizin tıp ilmini öğrenmenizi ve azar azar bunu Türkçe'ye aktarmanızı sağlamaktır... Öğretmenlerinizden tıp bilgisi edinmek için çalışın ve bu bilgiyi Türkçe'ye aktarmak için çabaharcayın, dilimize bu bilgilerin yerleşmesini temin edin...<ref>Lewis, B. (2013). Modern Türkiye'nin doğuşu (B. B. Turna, Çev.; 3. ed.). Arkadaş Yayınevi. s.119</ref><ref>Süheyl flnvcr'den alıntı, hak. Ta nzimat, s. 940-41.</ref>
== Hakkında söylenenler ==
* Bugünkü Türkiye’de [[Mustafa Kemal Atatürk|Atatürk]] ne ise, o günün Türkiye’sinde Sultan Mahmut da o idi. Öyle prensipler koydu ki, öldükten sonra bile mezarından rejimini yönetiyor, kimse dokunamıyordu. — [[Yılmaz Öztuna]]
== Kaynakça ==
{{Kaynakça}}
{{Vikiler|w=II. Mahmut}}
[[Kategori:Kişiler-M|Mahmud]]
[[Kategori:Osmanlı padişahları]]
nhpk88hqb7o689kkcsyg31tfq7wl161